EKONOMİ PANELİ

Ülkemizde istihdam alanları her geçen gün artması gerekirken azalmaktadır. Buna bağlı olarak 'kongortado' sözcüğü haber başlıklarına pelesenk olmuş, özellikle genç nüfusumuzda işsizlik oranı artmaktadır. Toplumumuzun yaklaşık %20'si açlık sınırının altında iken yaklaşık %60'ı ise yoksulluk sınırının altındadır. Temel hizmetlerden en çok vergiye tabi tutulan halk olarak ülkemizin ekonomisine gençler olarak yeni hedefler çizmek, çözüm ve projeler geliştirmek öncelikli hedefimiz olmalıdır. Bu durumu göz önünde bulundurarak TGÇ'20 sizlere çeşitli komiteler içerisinde, ana tema EKONOMİ olarak, ekonomi ile tanışma ve tartışma imkanı sunar.

KOMİTELERLERİMİZ

Milli Kaynaklar Komitesi

Kaynaklarımız hem ham olarak pazarlanırken hem de işlenmesinde ekonomiye büyük oranda etki eder. Aynı zamanda kaynakların işlenmesinde etkili olan iş gücü potansiyellerinin gelişmesi bir nevi ekonominin gelişmişlik düzeyini gösterir. Gün geçtikçe nüfus artarken sınırlı kaynaklarımız da azalmaktadır. Buna bağlı olarak kaynak kullanımının yanı sıra nasıl kullandığımız da önemlidir. Kaynaklardan tasarruf ve kullanım bilinci oluşturmak dışa bağlılığımızı azaltmak için uygulanabilecek çözümler olarak gösterilebilir.

Kaynak kullanımında sürdürülebilir projeler üretip, kaynakların daha işlevli ve tasarruflu kullanılması için nasıl politikalar uygulanmalıdır?


Endüstri Komitesi

Atatürk der ki "her sanayi bir kaledir".Buna ilaveten sanayi endüstriyi oluşturan etkendir.Ve endüstri ülkelerin ekonomileri için vazgeçilmez bir unsurdur.Bunu göz önünde bulundurarak endüstrinin gelişimi ve büyümesi elzemdir.

Bize emanet bu vatanın ekonomisini güçlendirmek,endüstrimizi kalkındırmak adına nasıl politikalar uygulanabilir?


Teknoloji Komitesi

Günümüzde ülkelerin ekonomik açıdan kalkınması büyük ölçüde teknolojik altyapılarının gelişmişlik düzeyine bağlıdır. Gelişmiş ülkeler teknolojik yenilikleri yakından takip etmek zorundadır. Hızla gelişen teknoloji ile bu zorunluluğa ayak uydurmak fazlasıyla maliyetlidir. Etkin teknoloji kullanımının yanı sıra teknoloji üretimi de kalkınan ülkeler için önemli bir yere sahiptir. Yerli firmaların uluslararası teknolojileri kendi uygulamalarına entegre etme planları olsa da bu planlar bazı firmalar için 10 yıldan fazla süreli olabilmektedir. Uzun süreçler ülkemizin uluslararası standartlara ulaşması konusunda olumsuz bir etkendir.

Uluslararası teknoloji standartlarının yerli firmalarımıza daha kısa sürede entegre olabilmesi ve üretimin arttırılması için nasıl politikalar uygulanmalıdır?

Çevre Ve Kentleşme Komitesi

Türkiye'de sanayi çalışmalarına yatırım yapılırken, sanayi çalışmalarının ortaya çıkardığı çevre sorunlarını gidermeye çok az yatırım yapılmaktadır. Bunun sebebi çevreyi korumanın maliyetinin fazlasıyla cep yakmasıdır. Çevresel deformasyon etkileri bir insan yaşantısı süresiyle tam olarak gözlemlenemez. Durumun ciddiyetini anlayabilmek için çok daha geniş çaplı araştırmalar yapmak gerekir. Toplumun az bir kısmı, deformasyonu farkına varmış bilinçli vatandaşlar bu durumun yakın gelecekte daha çok mali zarar getireceğini öngörebilmektedir.

Deformasyonun önemli başka bir nedeni de yanlış kentleşmedir. Çevreye verdiğimiz zarar kısa sürede olmamıştır, çevreyi yeniden canladırmak da kısa sürede olmayacaktır. Dolayısıyla uygulanabilecek plan ve projelerin en önemli niteliği sürdürülebilir olmasıdır.

Çevresel deformasyonun önüne geçmek ve geleceğe yönelik çevre koruma projelerinde uluslararası kalite standartlarına erişebilmek içine nasıl politikalar izlenmelidir?

Milli Eğitim Komitesi

Eğitim ve ekonomi arasında dolaylı olarak birçok bağlantı vardır. Toplumların eğitim düzeyi öncelikle bilim ve teknolojiye, sonrasında ise ekonominin birçok alanına etki eder. Nitelikli işgücü, bütün toplumların elde etmek istediği, eğitim sisteminin en önemli hedefleri arasındadır. Kalifiye eleman eğitimine önem vermiş ülkeler kısa sürede büyük ekonomik kalkınmaları elde etmiş ülkelerdir. Bu durum da eğitim-ekonomi ilişkisinin önemini gösterir.

Meslek liseleri başta olmak üzere tüm ortaöğretim kurumlarının üretime daha çok etki etmesi ve nitelikli kalifiye eleman yetiştirebilmesi için eğitim sisteminde nasıl politikalar izlenmelidir?

Sağlık Komitesi

Ekonomik kalkınma ve sağlık sektörü birbirleriyle doğru orantılı olarak gelişen ve değişen iki canlı unsurdur. Gelişmiş ülkelerde sağlık yatırımları ekonomiye az ölçüde destek sağlarken, Türkiye'de ise sağlık harcamaları ekonomimiz açısından önemli istatistik artışlara sahiptir. Sağlık sektörü yalnızca hizmet sektörünün parçası değil, aynı zamanda geniş kapsamlı olarak sağlık birimi teknolojileri ve medikal turizmi vb. unsurları içinde taşıyan bir sektördür. Diğer ülkelerle kıyaslandığında ülkemiz sağlık sektörü açısından birçok avantaj ve dezavantaja sahiptir.

Sağlık turizminin gelişmesini ve uluslararası standartlara ulaşması için nasıl politikalar oluşturulmalıdır?